125 lokasyon, 1.000 şehir ve 110 ülkede, ofis alanı,
sanal ofis, ortak çalışma alanı, toplantı odası, Business World ve Business
Lounge hizmetleri veren Regus’un IWG’nin düzenlediği anketin sonuçları esnek
çalışmaya dair oldukça ilginç verileri ortaya koydu. Araştırma, esnek bir
çalışma alanına sahip olmayan işletmelerin çalışanlar tarafından daha az tercih
edildiğinin ortaya koyuyor.
İşletmelerin yetenekli çalışanlara ulaşmasını engelleyen esnek olmayan çalışma sistemi son on yılda bir çok işletme tarafından terk edilmeye başladı. Önde gelen esnek çalışma alanı sağlayıcısı iwg tarafından yapılan araştırma; çalışanların %83'ünün, esnek çalışma saatleri sunan bir işi sunmayana kıyasla tercih ettiğini gösteriyor.
Organizasyonel kültürü değiştirmek
Son on yılda, işletmelerin %85'inin esnek çalışma alanı
politikasına geçtiğini veya bu stratejiyi benimsemeye yöneldiğini gösteren
araştırma sonuçları, şirketlerin organizasyonel kültürleri hakkında da önemli
ipuçları veriyor. Tüm işletmelerin esnek çalışma kavramını benimsemede başarılı
olamadığını gösteren araştırmaya katılanların %60'ının işletmelerin organizasyonel kültürlerinin değiştirememesi
sebebiyle bu geçişe uyum sağlayamadıklarını düşündüklerini gösterdi. Çalışmaya
katılanların %41’i ise esnek çalışmanın genel şirket kültürünü olumsuz yönde etkileyebileceği
çekincesinin en büyük engel olduğunu düşündüklerini belirtti.
Bulgular, işletmelerin %71'inin esnek çalışma saatleri
sunmanın yetenek havuzlarını genişletmelerini sağladığını düşündüğünü
gösteriyor. İşletmelerin yüzde 77’si esnek çalışma sistemine uyum sağlayarak
yetenekli çalışanları kurum bünyelerinde tutmayı başarabileceklerini düşünüyor.
Araştırmaya katılanların üçte biri ise esnek çalışmayı daha prestijli bir
pozisyona tercih ettiklerini söylüyor.
Esnek çalışma daha fazla verimlilik sağlıyor
Esneklik, çalışanları yalnızca daha mutlu etmekle
kalmıyor aynı zamanda iş gücünü de daha üretken kılıyor. İşletmelerin %85'i,
daha fazla esneklik nedeniyle işletmelerinde verimliliğin arttığını düşünüyor. Ankete
katılanların %40'ından fazlası, esnek çalışma sonucunda üretkenlikte en az
%21’lik bir gelişme olduğunu belirtiyor. İşletmelerin %55'i 2019’da daha hızlı ve daha
üretken olmak istediklerini, işletmelerin üçte birinden fazlası ise bu yıl
uluslararası çapta büyümeyi hedeflediklerini ve bu sebeple esnek çalışmayı
seçtiklerini söylüyor. Araştırma, esnek çalışma alanını bir çok işletmenin
(%65) sermaye ve operasyonel harcamaları azaltmak için seçtiğini de gösteriyor.
İşe gidip gelmek ortadan kalkıyor mu?
Bulgular, ankete katılanların %40’ının, günün en kötü kısmının işe gidiş-geliş olduğunu ve katılımcıların yarısından fazlasının on yıl içinde bu trendin modasının geçeceğine inandığını gösteriyor, ankete katılan her beş kişiden biri ise işe gidiş-geliş sebebiyle iş yerine düzenli olarak geç kaldıklarını belirtiyor. Çalışanların neredeyse yarısı (%48) işe gidip gelirken de çalışıyor ve bu sebeple yolculukta harcanan zamanın resmi çalışma saatleri içerisine dahil edilmesi gerektiğini düşünüyor.

Esnek çalışmanın finansal faydaları dikkate alınmalı
Araştırma sonuçlarını
yorumlayan regus Türkiye Ülke Müdürü Murat Özgönül, “Sonuçlara baktığımızda,
esnek çalışmanın birçok kişi ve kurum tarafından verimlilik ve hızlılık
sağlayan bir norm olarak görülmeye başladığını görüyoruz. Bu standartlara sahip
olan kurumların kalifiye çalışanlara ulaşma şanslarının diğer kurumlara oranla
daha fazla olduğunu gözlemliyoruz. Çalışmamıza katılan katılımcıların yarısı
haftanın en az yarısında ana ofislerinin dışında çalıştıklarını belirtiyor.
Araştırmamız, esnek çalışma alanının finansal ve stratejik faydalarını henüz
dikkate almayan işletmelerin artık bu yönde kararlara almaya başladığını da
ortaya koydu. Özetlemek gerekirse, bu değişime ayak uyduramayan kurumların
günümüz rekabet koşullarında bir adım geride kalacağını ve kalifiye çalışanlara
ulaşmakta zorlanacağını söyleyebilirim” diyor.





