Reklam

"Manzarasını bile kontrol ederek aldım"

Konut mağdurları haberimize evlerini teslim alamamış ve yıllardır mücadele veren mağdurların hikayeleriyle devam ediyoruz.

"Manzarasını bile kontrol ederek aldım"
14 Şubat 2019 - 13:18
Reklam

Tüketici Postası – Nejla Sakınmaz

2013 yılında Makrom Yapı’dan daire alan ve halen evi teslim edilmeyen yüzlerce mağdurdan birisi Fahri Kaygu. Evlerini teslim alabilmek için yıllardır her türlü mücadeleyi veriyorlar. Hukuki süreç devam ediyor ve her türlü platformda seslerini yetkililere duyurmaya çalışıyorlar.

Makrom Yapı’dan adi yazılı sözleşme ile ev aldığını aktaran Fahri Kaygu, “Öyle gazete haberlerinde çıktığı şekliyle araştırmadan değil belediyeye inşaat ruhsatını sorarak kart karşılığı inşaat yapım sözleşmelerini görerek aldım” dedi. Kaygu, Makrom Yapının 3 ay içinde kat ittifaklı tapularınızı dağıtacağız noter sözleşmesi yapmanıza gerek yok diyerek noterde sözleşmelerini tasdik ettirip tapuya şerh ettirmelerinin engellendiğini belirtti.

“Manzarasını bile kontrol ederek aldım”

Örnek dairelerin bulunduğu ofislerinde daireleri incelediklerini söyleyen Kaygu, “2015 yılından sonra bu örnek daireler ve ofis kaçak olduğu gerekçesiyle belediye tarafından yıkıldı. Açılış yapılırken kaçak değil, satışlar tamamlandıktan sonra kaçak oldu her nasılsa” diye konuştu. Alacağı kata çıkarak manzarasını bile kontrol ettiğini ifade eden Kaygu, “236 metre kare daireye 2013 yılı haziran ayında 266 bin TL (140 bin Dolar) banka havalesiyle kat ve daire numarası belirterek ödeme yaparak sözleşme yaptım. Aldığım dönemde şu an tamamlanmış başka projelerden de daire alabiliyordum örnek vermek gerekirse Prestij Park. Sözleşmeyi imzalayan kişinin yetkili olup olmadığı ile ilgili imza sirkülerinin fotokopisini bile aldım” diyerek ne kadar titiz davrandığını anlattı.

450 civarında mağdur var

2014 yılı mart ayında teslim edilmesi gereken evine halen kavuşamayan Kaygu, “Makrom Yapı firmasının sadece benim aldığım projeden 155 kişi mağdur durumda.  Satılan daire ise 220 civarında. Başka projeleri ile beraber 450 civarına mağdur var.  Diğer bir projesinde imar sorunu nedeniyle inşaat durdu. Tuzlada olan başka bir projesinde tevhit yapılamadığı için ruhsat alınamamıştı tabi ruhsat almadan birçok satış yapılmıştı.  Bu projeyle ilgili belediyede görevli bir kişi de yargılanmakta” dedi.

Fahri Kaygu, firmanın teslimatı yapmamasın nedenini “Eski belediye başkanı Necmi Kadıoğlu’nun aile dostu olan Ahmet Kayıkçı ve Mustafa Kayıkçı  isimli kişilerle önce toprak sahibi olarak usulüne uygun kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını bu sözleşmeye göre arsa sahiplerine ait olan 12 parselden oluşan parça parça parsellerin tevhiti sonrasında tapunun yüzde 65’ini  arsa sahiplerinin devir etmeyi taahhüt ettiklerini  fakat devir etmediklerini,  kat irtifaklı tapuları da çıkarmadıklarını hatta bunun için verdikleri vekalette yapı denetim firmasını vekil tayin ettiklerini  fakat vekaletnameden suret çıkarma yetkisini  çıkartarak tasdik ettirdiklerini  ve sonrasında yapı denetim  firmasından vekaletin aslını bir şekilde arsa sahiplerinin oğlu arsa yetkilisi Adem Kayıkçı  vasıtası ile  geri aldıklarını anlatıyorlar” dedi.

Kaygu şöyle devam etti:

“Sonrasında kat irtifaklı tapuları çıkarmak için arsanın vergi borçlarını ödeyecek paraları olmadığını söyleyen arsa sahipleri ile hasılat paylaşımı sözleşmesi başlığı altında inşaattan elde edilecek geliri paylaşma konusunda anlaştıklarını ve buna mukabil satılan dairelerin parasından elde edilen paradan bir kısım ödeme yaptıklarını belirtiyorlar. Bunların hepsi belgeli. Bu hasılat paylaşımı sözleşmesinde firmalarının artık yapı ortağı sıfatı kazanmış arsa sahipleri tarafından resmi ve gayri resmi satışlar konusunda önceden yapılmış satışlarda dahil edilmek sureti ile yetkilendirildiğini bu yetkiye istinaden de bize satış yaptıklarını anlatıyorlar.Zaten artık yapı ortağı olan eski arsa sahipleri ile yapmış oldukları bu sözleşmeye güvenerek bize satış yaparken 3 ay içinde tapu vereceklerini söylediklerini  fakat yapı ortağı ve arsa sahibi sıfatının beraberce sahibi olan ortaklarının ne kat irtifakı ne tapu devri ne de kat irtifakı kurmaya yetkili kılan vekaleti vermediklerinden dolayı tapularımızı veremediklerini anlatıyorlar.Ayrıca inşaatı yapmak üzere anlaşma yaptıkları taşeronla da barter anlaşması yaptıklarını tapuları veremediklerinden taşeronu da mağdur ettiklerini taşeronunda bu nedenle inşaatı yüzde 82’i seviyesinde parası bittiği için bırakmak zorunda kaldığını anlatıyorlar.”

“Maketten konut aldılar iddiası doğru değil”

Haklarını aramak için çok sayıda gösteri ve eylem yaptıklarını söyleyen Kaygu, “Gazete ve televizyonlarda çıkan ‘maketten konut aldılar mağdur oldular’ şeklinde konunun detayından çok uzak haberlerle kamuoyu yanlış bilgilendirildi” dedi.

“Çözüm aslında çok basit”

Örgütlü nitelikli dolandırıcılıktan Ağır Ceza davası açıldığını aktaran Kaygu, “Ortada tespit edilen bir suç olmasa bunun açılması özellikle konutla ilgili açılması imkansız. Hele de Büyükçekmece adliyesinde. Ağır cezada sanıklardan zararın tazminine yönelik taahhüt alınması ve bunun bir zamana bağlanması eğer taahhütlerini verdikleri zamanda yerine getirmezler ise yargılamaya tutuklu devam edilmesi bu işin çözümünü büyük ölçüde hızlandıracaktır” diye konuştu.

Kaygu sözlerini şöyle bitirdi

“Ayrıca hukuk davalarında 5 dakikada bir dava görmek zorunda bırakılan hakimlere konunun normal bir tapu tescil davası olmadığı bu davalıların örgüt üyesi olduğu bir eylemi yapmadan evvel sonrasını planladıkları ve hedeflerine ulaşmak için hiçbir suçu işlemekten çekinmedikleri anlatılmalı. Hem mahkemelerin aynı konuyla ilgili her davaya bakmak için ayrı zaman ayırmaktan kurtulmasını sağlayacak hem de insanların haklarına kavuşmalarını hızlandıracaktır.”

 Ev mi aldılar dert mi?

Komşu olamadan dert ortağı oldular