Reklam
"Sığınak" kadınların can havliyle sığındıkları...

"Sığınak" kadınların can havliyle sığındıkları yerlerdir

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, 5 Eylül 2018 tarihinde Hürriyet gazetesinde yer alan Türkiye’deki kadın sığınaklarının kapasitelerindeki eksikliklerle ilgili haberin[1] ardından Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın yaptığı 6 Eylül 2018 tarihli açıklamaya[2] cevaben bir açıklama yaptı.

13 Eylül 2018 - 13:00

Vakıf yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

Öncelikle belirtmek isteriz ki kadınların yaşadıkları sistematik şiddetten kurtulmak üzere gittikleri yerlere “konukevi” gibi isimler kullanılması kadına yönelik şiddetin ciddiyetinin görünmez kılmaktadır. Bu tür kavramlar kullanmak şiddete maruz kalan kadınların konukevlerinde geçici bir süreyle “misafir” edildikten sonra aynı toplumsal koşullara gönderilerek çözülebileceği algısını da beraberinde getirir. Sığınak ise kadınların can güvenliğini sağlamak amacıyla can havliyle sığındıkları yerlerdir. Dolayısıyla bizler şiddet tehdidi altında olan kadınların geçici süreyle sığındığı bu mekanlara konukevi değil sığınak diyoruz.

Bakanlık yaptığı açıklamada güncel olarak Türkiye’de kadın sığınakları sayısını şöyle belirtiyor:

“Kadının Statüsü Genel Müdürlüğümüze bağlı 81 ilde 2697 kapasite ile 110 kadın konukevi hizmet vermektedir. Bakanlığımız dışında, Belediyelere bağlı 725 kapasite ile 32, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’ne bağlı 12 kapasite ile 1, Mor Çatı Sivil Toplum Kuruluşu'na bağlı 20 kapasite ile 1 tane olmak üzere toplamda 3454 kapasite ile 144 kadın konukevi hizmet vermektedir.”

Birleşmiş Milletler’in kadına yönelik şiddetle mücadele mevzuatı gereğince;yerleşim yerlerinde kadın sığınakları her 10.000 nüfusa karşılık en az 1 yatak kapasitesi olacak şekilde hizmet vermelidir.Buna göre Türkiye’de kadın sığınaklarının 8.081 yatak kapasitesi olması gerekmesine rağmen Türkiye genelinde bulunan 144 kadın sığınağı 3.724 yatak kapasitesi ile hizmet veriyor. Bu rakamlara baktığımızda Türkiye’deki kadın sığınaklarının yatak kapasitesi %54 oranında eksik kalıyor.

Kadın sığınaklarının nicel kapasitesi kadar, şiddete maruz kalan kadınların ve çocukların, sığınak sürecinde ve sonrasında hangi mekanizmalarla desteklendiklerinin ve yeterli desteğe ulaşıp ulaşamadıklarının da şiddetten uzak yeni bir hayat kurabilmeleri için ne kadar önemli olduğuna her gün tanık oluyoruz.Şiddete maruz kalan kadınların ve çocukların destek almak için başvurdukları kurumlarda karşılaştıkları ihlal ve yanlış uygulamalarla ilgili detaylı bilgiye ise web sitemizde yazdığımız izleme raporlarından ulaşmak mümkün.[3]

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın yaptığı açıklamada da belirttiği üzere 5393 sayılı Belediye Kanununun “Belediyelerin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14/(a) maddesinde yer alan “…Büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 100.000’in üzerindeki belediyeler, kadınlar ve çocuklar için konukevleri açma zorunluluğu getirilmiştir. Diğer belediyeler de mali durumları ve hizmet önceliklerini değerlendirerek kadınlar ve çocuklar için konukevleri açabilirler”hükmü doğrultusunda nüfusu 100.000’in üzerinde olan belediyelerin kadın sığınağı açma zorunluluğu bulunmaktadır. 2017 yılı Haziran ayı itibariyle Türkiye’de nüfusu 100.000’in üzerinde bulunan yani kadın sığınağı açma zorunluluğu bulunan 237 belediye olmasına rağmen Bakanlığın açıklamasında da belirttiği üzere sadece 32 belediyenin kadın sığınağı bulunuyor.

Ayrıca Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yaptığı açıklamada kadın sığınaklarına ayrılan bütçeleri göstererek kadın sığınakları için ayırdığı bütçenin yıldan yıla arttığını söylemekte:

“Kadın Konukevleri hizmetlerinde kullanılmak üzere yıllar itibariyle ayrılan ödenekler de şöyledir; 2014 yılında 42.119.500,00TL, 2015 yılında 59.052.000,00TL, 2016 yılında 72.826.000,00, 2017 yılında 87.063.011,25 TL, 2018 yılında 102.601.000,00 TL.Görüldüğü üzere, kadın konukevlerine ayrılan ödenekler, yıllar itibariyle bariz bir artış göstermektedir.”

Ne yazık ki, 2011 yılında Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı’nın kapatılarak yerine kurulan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın da 2018 yılında kapatılmasıyla kadın sığınakları artık Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlanmıştır. Bu sebeple kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda ayrılan bütçeleri Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bütçesi ile kıyaslayarak yapabiliriz. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın toplam bütçesi 2014 yılında 17.024.807.000 TL, 2015 yılında 18.249.634.000 TL, 2016 yılında 24.799.651.000 TL, 2017 yılında 24.303.358.000 TL, 2018 yılında ise 26.690.506.000 TL’dir. Dolayısı ile bu rakamlara dikkatli baktığımızda bakanlık bütçesinin 2014 yılında %0.24’ü, 2015 yılında %0.3’ü, 2016 yılında %0.29’u, 2017 yılında %0.29’u, 2018 yılında ise %0.38’i yani tüm yıllarda %1’in altında bir bölümün kadın sığınaklarına ayrıldığını görebiliriz. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın yıl yıl yaptığı harcama kalemlerine detaylı bir biçimde ulaşamasak da dönemin bakanı Fatma Betül Sayan Kaya 14 Aralık 2016 tarihli konuşmasında Bakanlığın sosyal yardım harcamalarına ayırdığı bütçe ile ilgili aşağıdaki bilgiyi vermiştir[4]:

“2017 yılı bütçemizin yaklaşık yüzde 84'ü yani 20 milyar 519 milyon 581 bin lirası sosyal yardım harcamalarına tahsis edilmiştir.”

Bu oranlara bakarak Türkiye’de kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda sorumlu devlet kurumlarının yeterli bütçe ayırmadığını söyleyebilmek mümkün.

Bir kez daha vurgulamak gerekirse sığınakların sayısı, kadınların erişimine imkan tanıyacak şekilde artırılmalı ve sığınaklar kadınların şiddet yaşantısından uzaklaşıp güçlenmek için gerekli destekleri alabilecekleri yerler haline getirilmelidir. Basında yer alan haberlerin ve kadın örgütlerinin bu alanda yaptığı çalışmaların Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü ve sorumlu diğer tüm kurumlar için kadın sığınaklarının kapasitelerinin arttırılması ve çalışmalarının güçlendirilmesi, kadına yönelik şiddet alanında kadınları gerçek anlamda güçlendirecek bütünlüklü bir mücadele için gerekli hizmetlerin verilebilmesine yönelik yeterli bütçe ayrılması konusunda teşvik edici olmasını umuyoruz.

Aşağıdaki linkten ulaşabileceğiz Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı tarafından hazırlanan “Sığınaklar Nasıl Olmalı?” broşürünün sığınaklarda feminist bir yaklaşımla çalışma yürütülmesine katkı sağlamasını diliyoruz.

https://www.morcati.org.tr/tr/yayinlarimiz/brosurler/191-siginaklar-nasil-olmali

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Evrimle 20 yaş dişlerimizi kaybediyoruz
Evrimle 20 yaş dişlerimizi kaybediyoruz
BEDAŞ, iki bölgede G3-PLC teknolojisini uygulamaya aldı
BEDAŞ, iki bölgede G3-PLC teknolojisini uygulamaya aldı