Tüketiciyi Koruma Derneği, 15 Mart Dünya Tüketici Hakları
Günü’nde Bakırköy Cumhuriyet (Özgürlük) Meydanı’nda basın açıklaması için bir
araya gelerek, “Bugün dünyadaki tüm Tüketicilerin günü. Sizlere tüketici
hakları konusunda yapılan güzel tabloları anlatarak gurur duymak isterdik. Ama
nafile… Söyleyecek tek bir sözümüz kaldı: TÜ – KEN – DİK !” dedi.
Atatürk Anıtına çelenk
konulmasının ardından gerçekleştirilen basın açıklaması sonrasında, tüketici
hakları konusunda bilgilendirici broşürler de dağıtıldı. Açıklama öncesi
konuşma yapan tÜkoder Genel Başkanı Aziz Koçal, “15 Mart Tüketici Haklarının korunması amacıyla Birleşmiş
Milletler Kararı ile Dünya Tüketici Hakları günü ilan edilmiştir. Dünyada ve
ülkemizde yasalar tek başına tüketicinin korunması için yeterli değildir.
Tüketici bilincinin geliştirilmesi, önemlidir. Bunun içinde tüketici
örgütlerinin güçlendirilmesi gerekmektedir. Tüketicinin bilinçlenmesi ve
örgütlenmesi için TÜKODER otuz yıldır emek eksenli hak mücadelesi vermektedir.
Tüketici bilincinin ne kadar önemli olduğunu korona
virüsü konusunda da gördük. Bilinçsizce davranıp bir anda market raflarının
boşalmasına yol açtık. Halbuki bilinçli tüketici ihtiyacı kadar alışveriş
yaparak stokçulara, fiyat artışına fırsat vermez, tüketimden gelen gücünü
kullanır.
Korona virüsü halk sağlığını tehdit etmeye devam ediyor.
Bu nedenle kamu kurum ve kuruluşlarında camilerde, AVM lerde, umumi
tuvaletlerde, okullarda ve umuma açık yerlerde halkın kullanabileceği anti
bakteriyel el temizleme jeli konulmalıdır.
Maske, kolunyağı, antibakteriyal ve jel gibi steril
malzemeler evlere ücretsiz dağıtılsın
Merkezi hükümet ve belediyelerin iş birliği ile maske,
kolunyağı, antibakteriyal ve jel gibi steril malzemelerden oluşan paketlerin
evlere ücretsiz dağıtımının sağlanmasını talep ediyoruz.
Başkasının kullandığı elektriğin bedelini ödemek
istemiyoruz, bu nedenle elektrik kayıp kaçak bedelinin faturalardan
kaldırılması için yasal düzenlemenin acilen yapılmasını talep ediyoruz.
Eriyen maaşlar yeniden arttırılsın
Elektrik, doğalgaz, su tüketicinin temel ihtiyacıdır. Asgari ücretli ve emeklilere indirimli fiyat uygulanmasını, asgari ücretli ve emeklilerin yapılan zamlar karşısında eriyen maaşlarının yeniden artırılmasını talep ediyoruz.” şeklinde konuştu.
Türkiye’de 83 Milyon vatandaşın tüketici olduğunu
söyleyerek, kısa adı TÜKODER olan Tüketiciyi Koruma Derneği adına basın
açıklamasını okuyan Genel Sekreter Onur Cingil, “Ne yazık ki ülkemizde
tüketicinin sadece ismi var, kendisi TÜ – KEN – Dİ !” dedi.
Hepimiz tüketiciyiz
TÜKODER Merkez Yönetim Kurulu adına yapılan basın
açıklamasının tam metni şöyle;
Değerli basın mensupları, sevgili tüketiciler
Bugün 15 Mart... Dünya Tüketici Hakları Günü. Yani bugün
dünyadaki tüm Tüketicilerin günü.
Güzel tabloları anlatmak, tüketici hakları konusunda
yapılanlarla gurur duymak isterdik. Ama nafile… Söyleyecek tek bir sözümüz kaldı:
TÜ – KEN – DİK !
Türkiye’de 83 Milyon vatandaşın hepsi Tüketicidir. Yani
sizler, yani bizler, hepimiz. Tüketiciyiz. Ne yazık ki ülkemizde tüketicinin
sadece ismi var, kendisi TÜ – KEN – Dİ!
Tüketiciye bedeller ödetiyorsunuz
Ekonomik kriz, içinde bulunduğumuz dar boğaz, siyasi ve
ekonomik krizlerin bedeli hep tüketiciye ödetiliyor. Gün geçmiyor ki fahiş bir
zam haberiyle daha uyanmayalım. Hatta biz uyuyorken yapılıyor zamlar. Vergilere
yeni vergiler ekleniyor, pahalılığa çare bulmak bir yana ülkede her şeyin ne
kadar güzel, iyi ve ne kadar normal olduğu anlatılıyor, gözümüzün içine baka
baka.
Ülkemizde krizle ilgili tweet atmak suç ama yolsuzluk
yapmak serbest. Halkı dolandıranlar, kamu kaynaklarını, kamu mallarını,
şehirleri, doğayı talan edenler değerli insan, tüketiciler değersiz.
Tüketici ay sonunu zor getiriyor
Ülkede imtiyazlı bir kısım lüks içerisinde yaşayıp
sofralarında ismini dahi bilmediğimiz yabancı meyveler bulundurup suyunu içerken,
büyük bir kısım ise birbirine doğalgazı kaçta yaktığını soruyor ki, fatura
biraz az gelsin. Dünyanın en pahalı gazı, benzini, elektriği, arabası,
doğalgazı, elektronik aleti ve gıda maddeleri bizim ülkemizde. Tüketici bu
pahalılık ve kriz ortamı içerisinde ne yapacağını şaşırmış vaziyette, bir
sarmal içinde debelenip duruyor.
Tüketicilere sürekli tasarruf yapmaktan bahsedenler kendi
yaşamlarında lüksten, israftan, şatafattan vazgeçmiyorlar.
Tüketici ay sonunu zor getirirken, asgari ücrete yapılacak zam en asgaride tutulurken ve yapılan zam çok büyükmüş gibi açıklamalar yapılırken bir gecede milletvekili maaşları neredeyse iki katına çıkarılıyor.
Sağlık hizmetleri artık kamu hizmeti olarak verilmeli
Tüketicilerin haline baktığımızda faturalarla boğuşan,
arabasına benzin koyabilmek için uğraşan, ayın sonunu nasıl getireceğini
hesaplayan, hasta olmayı göze alarak doğalgazı olabildiğince az yakan, yediği
gıdalar ve içeceklerin zehirli olduğu açıklamaları karşısında ne yapacağını
şaşırmış insan profilleri görüyoruz.
Bütün Dünya’yı sarsan korona virüsünün ülkemizde olup
olmadığını bile söylemekten kaçınan ve sonunda gece yarısı açıklamak durumunda
kalan yetkililere ne zaman gerçekleri söyleyeceksiniz diye sormak istiyoruz.
Virüsü fırsat bilip gıdalara, maske, dezenfektan, kolonya gibi maddelere fahiş
zamlar yapanlardan hesap soracak ve bunları tüketicilere açıklayacak mısınız?
Virüsten korunma araçları olan maske, koruyucu jel ve eldiven gibi ürünlerin
yerel yönetimler ile iş birliği yapılarak halka ücretsiz dağıtımını yapacak
mısınız? Sağlık hizmetlerinin artık kamu hizmeti olarak verilmesi gerektiğini
anlayabildik mi?
Tüketiciler sağmal inek değildir
Yıllardır aynı şeyleri söylemekten ve yazmaktan BIKTIK.
YETER ARTIK... Tüketiciler sağmal inek değildir. Yasanın tüketicilere tanıdığı
haklar vardır ve Anayasada da devlete tüketicileri koruma yükümlülüğü
getirilmiştir. Biz yasal haklarımızı kullanmak ve Evrensel Tüketici Hakları
kapsamında ucuz, güvenilir, kolay erişilebilir mal ve hizmetler satın almak istiyoruz...
Ve bugün buradan bizi yönetenlerden talep ediyoruz!
Suyumuzu özgür bırakın, suyumuzu zehirlemeyin
-Zamlara bir son verin, temel ihtiyaç kalemlerde son
yıllarda yapılan zamları geri çekin.
-Verginin vergisini alanlar artık ek vergiler konmasına
son verin. Yat mazotundan, pırlantadan %0 vergi alınırken, temel gıdalardan
vergi alınmasından vazgeçin.
-Tüketici yanlısı politikalar oluşturun, tüketicilerin
örgütlenmesini engellemeyin, tüketicilere destek verin. UKOME’de ve tüketicinin
bir taraf olduğu her alanda 83 milyon tüketicinin temsilcisi tüketici
derneklerinin temsiliyet hakkını engellemeyin. Reklam kurulunda daha fazla
tüketici temsilini sağlayın.
-Tüketici örgütleri başta olmak üzere dernekleri bitirmek
ve insanları fişlemek için çıkarmaya çalıştığınız yasal düzenlemeden vazgeçin
- Şehirlerin, ormanların, koruların, dağların, ovaların, meraların,
yaylaların talanına son verin.
-Suyumuzu özgür bırakın, suyumuzu zehirlemeyin.
-Tarım arazilerine göz dikmeyin. Bu ülke insanlarına
kimyasal yedirmeyin. Küresel şirketleri, doların yeşilini değil halkı düşünün.
Tohumlar da özgür kalsın, bu ülkenin insanlarını zehirlemeyin.
Tüketicilerin kazanılmış hakkını arabulucu masasında
pazarlık konusu yapmayın
-Doğanın ekolojik dengesini değiştirecek, tüketicinin
sağlık ve güvenliğini tehdit edecek, sağlık çevrede yaşam hakkını ortadan
kaldıracak, bilim adamlarının karşı çıktığı, Kanal İstanbul projesinden vaz
geçin.
-Sağlıklı bir çevrede yaşama haktır. İnsanların çevresini
ve doğasını güzelleştirin, dönüşüm projelerinde tüketici yanlısı olun.
- Tüketici uyuşmazlıklarında tüketicileri korumaktan
uzak, sözde eşitlik sağlanan bir alternatif çözüm yolu olarak gösterilen
ARABULUCULUK uygulamasından vazgeçin, tüketicileri güçlü tekel ve kartellerin
eline teslim etmeyin. Tüketicilerin kazanılmış hakkını arabulucu masasında
pazarlık konusu yapmayın.
-Tüketicilerin bilinçlenmesi, örgütlenmesi, haklarını
araması için çalışan tüketici dernek ve federasyonlarına devlet olarak destek
verin, onlarla iş birliği halinde olun.
Değerli Tüketiciler… 83 Milyon Yurttaş olduğumuzu
unutmayalım. Güç sizde. Tüketimden gelen gücümüzü kullanalım. Evrensel tüketici
haklarımıza sahip çıkalım.
Bir dahaki sene bugün bir isyan değil, bir bayram olsun;
dileğimiz budur.
Saygılarımızla.”
TÜKETİCİYİ KORUMA DERNEĞİ (TÜKODER)
MERKEZ YÖNETİM KURULU





