British
Council, başlattığı ‘Kültür ve Sanat Alanında Kadın ve Liderlik’ programı ile kültür-sanat
alanındaki kadın profesyonellerin mesleki ilerlemesini desteklemeyi ve
alanlarında değişim gerçekleştirebilme potansiyellerini teşvik etmeyi amaçlıyor.
Kadınların güçlendirilmesi ve cinsiyet eşitliğinin sağlanmasının kapsayıcı bir
toplum için büyük önem taşıdığına inanan British Council, bu doğrultuda yakın
zamanda gerçekleştirdiği ‘Kültürde Kadın Gücü’ araştırması ile Türkiye’de
yaratıcı sektörlerde yer alan kadın liderlerin profillerini, mevcut rollerini
ve etkilerini inceliyor. Detaylı araştırmaya,https://www.britishcouncil.org.tr/programmes/arts/women-and-leadership/research adresinden ulaşmak mümkün.
Üç
yıllık ‘Kültür ve Sanat Alanında Kadın ve Liderlik’ programının bir parçası
olan ve Türkiye’deki kadın liderlerin sektördeki ihtiyaç ve isteklerinin daha
iyi anlaşılmasını amaçlayan araştırma, aynı zamanda kadınların karşılaştığı
zorlukları ve kariyer gelişimlerine yönelik beklentilerini belirlemeyi ve araştırma
katılımcılarının gözünden sektörün genel olarak nasıl algılandığını anlamayı
hedefliyor.
Türkiye’de kadın istihdam oranı yüzde 33,6
Türkiye
İstatistik Kurumu’nun son verilerine göre, 2017 yılı itibariyle Türkiye’de kadınların
istihdam oranı (yüzde 33,6), erkeklerin istihdam oranının yarısından az (yüzde
72,5). İstatistikler aynı zamanda, 2017 yılında kadınların işsizlik oranının
(yüzde 14,1), erkek işsizlik oranından (yüzde 9,4) çok daha yüksek olduğunu
gösteriyor. Dünya Ekonomik Forumu tarafından derlenen Cinsiyet Açığı Endeksi
de, Türkiye'nin kadınların iş gücüne katılımı ve profesyonel ve teknik rollerde
temsil edilmesinde 131. sırada olduğunu belirtiyor. Bu doğrultuda, 255
sanat profesyonelinin katılımıyla gerçekleştirilen ‘Kültürde
Kadın Gücü’ araştırması, kültür-sanat sektörünün kadın çalışan ağırlıklı
yenilikçi bir sektör olarak görülmesine rağmen işe alım, terfi, kariyer
gelişimi ve maaş gibi konularda eşitsizliğin çeşitli aşamalarda göründüğünü
ortaya koyuyor.
Kadın profesyonellerin karşılaştıkları zorluklardan biri de kültür-sanatın
değeriyle ilgili toplumsal algı
Türkiye’de
kültür-sanatın gelişmekte olan bir sektör olduğunun altını çizen araştırmada,
kurumlar arası iş birliği eksiklikleri, ortak eylem platformlarının sınırlı
sayıda olması, kültür-sanat değerleriyle ilgili toplumsal algı ve Türkiye’nin
değişen uluslararası gündemi ve güvenlik sorunları gibi konular, sektörün
gelişimi önündeki kısıtlama ve zorluklar arasında yer alıyor. Katılımcılar
tarafından, özel sektörün kamu sektörüne oranla, Türkiye’de kültür-sanat
sektörünün varlığına ve gelişimine daha büyük katkı sağladığı belirtiliyor.
Olumlu çalışma ortamı
Cinsiyet
eşitliği ilkelerini benimseyen kültür-sanat kurumlarında çalışmanın daha öncelikli
olduğunu belirten kadın profesyoneller, aynı zamanda hayallerindeki işte
çalışmanın, üretkenliğin, entelektüel tatminin ve sosyal faydanın bu alanda
çalışma konusunda kendilerini motive ettiğini söylüyor.
‘Kültürde
Kadın Gücü’ araştırmasının sonucuna göre, sektörde çalışan kadın profesyoneller
ve yöneticilerin yüzde 80’inin fiziksel çalışma ortamlarından, yüzde 79’unun iş
arkadaşlarından ve yüzde 72,5’inin üst kademe yöneticilerinden memnun olduğu
ortaya çıkıyor. Bunların çalışanlar için olumlu çalışma ortamını sürdüren
unsurlar olduğu düşünüldüğünde, kadın çalışanların bu sektörde çalışmaktan
mutlu olduğu sonucuna varmak mümkün.
Kadınlar yöneticiliğe hazır
Araştırmaya
katılan kadınların yüzde 72’si kariyerlerinde ilerlemek istediğini belirtiyor
ve yüzde 55’i yönetici olmaya hazır olduğunu ekliyor. Bu yüksek yüzdeler, kültür-sanat
alanındaki liderlik pozisyonlarında gelecekte daha fazla kadının olacağına
işaret ediyor.
Toplumsal
cinsiyet bakış açısından ele alındığında, kadınların yüzde 40’ı sektörde kadın
olmanın zorluğuna dikkat çekerken, yüzde 25’i de mesleki hayatında bazen “erkek
gibi davranmak” zorunda kaldığını kabul ediyor. Öte yandan bu soru kadın
yöneticilere sorulduğunda, oran değişiyor. Üst düzey kadın yöneticilerin yüzde
56’sı, bu sektörde kadın olmanın zor olmadığını belirtiyor, buna mukabil erkek
yöneticilerin fikirlerinin daha fazla ciddiye alındığını düşünüyor.
Düşük maaşlara rağmen yüksek kariyer gelişim desteği
Kültür-sanat
sektöründeki maaşların, diğer sektörlere kıyasla daha düşük olduğunu düşünen
kadın profesyonellerin yüzde 66’sı, maaşlarının aylık masraflarını karşılamak
için yeterli olmadığını, yüzde 53’ü geçinmek için ebeveynlerine ve yüzde 39’u
eşlerine/partnerlerine bel bağladıklarını belirtiyor. Dolasıyla, toplumun dezavantajlı
kesimlerinden gelen kadınların, düşük maaşlar sebebiyle sektörde kalma
konusunda zorlanmalarının olası olduğu sonucuna varılabilir. Düşük maaşlara rağmen,
kültür-sanat sektöründe kariyer gelişim desteği de bir o kadar yüksek. Kadınların
yüzde 71’i kariyer gelişimi için desteklendiğini belirtiyor. Katılımcıların
yüzde 49’u, kariyer gelişiminde ilk olarak deneyim paylaşımı ve meslektaşlar
arası öğrenmeye imkan tanıyacak profesyonel eylem platformlarını tercih ederken,
bunu yüzde 44 ile iş ilişkileri geliştirme (networking) ve yüzde 33 ile belirli
konularda rehberlik ve eğitimler izliyor. Bu tarz platformlar, liderlik
potansiyelini gerçeğe dönüştürmede hayati bir rol oynayabilir.
Sektör gelişimi için öneriler
‘Kültürde
Kadın Gücü’ araştırmasında ortaya çıkan veriler doğrultusunda, çalışma
koşulları ve saatlerinin standart hale getirilmesi ve iyileştirilmesi için çaba
gösterilmesinin, bakım sorumluluğu olan çalışanların desteklenmesinin, alandaki
fon kaynakları sınırlı olsa da düşük maaşların iyileştirilmesinin ve iş yerinde ayrımcılığın önüne geçmek adına farkındalığın artırılmasının, kültür-sanat
sektörünün gelişmesi ve büyümesi için faydalı olacağı düşünülüyor.





