Dünya çok hızlı değişiyor. Tüketimler ve tüketim alışkanlıkları da buna paralel değişiyor. Bu değişimler, bazen hayatı kolaylaştırırken bazen de zorlaştırıyor ya da karmaşıklaştırıyor.
Mesela, son dönemin yeni tüketim ürünlerinden birisi de elektrikli scooterler. Günlük hayatta, özellikle kısa mesafeli ulaşımlarda tüketicilerin tercih ettiği bir ürün ve hizmet; scooterlar. Aynı zamanda da, tüketim alışkanlıklarının değişim kapsamında gelişen yeni bir ürün. Benzer başka ürünler de var. Fakat son günlerde hızla yaygınlaşan ve tabii pek çok şikâyetlere konu olan scooterlar, yazının ana konusu.İlk başta hemen denilebilir; 'tüketicinin günlük yaşamın kolaylık sağlayan bir ürün bu; niye eleştiri ya da nesi var?' Hatta 'tüketiciler de kendilerini yenilesin, yeni ürün ve hizmetlere uyum sağlamalılar, vb' de denebilir. Bu eleştiri ve taleplerde haklılık payı da vardır.
Fakat yeni bir ürün 'bir tüketicinin hayatını kolaylaştırırken diğer tüketicinin hayatını zorlaştırıyorsa', bunun oturulup konuşulması gerekir. Bir diğer ifadeyle, bir tüketici yeni bir üründen faydalanırken aynı üründen diğer bir tüketici zarar ya da zorluk görmemeli.
NASIL MI?
Elektrikli scooterlar, daha çok şehir içi ulaşımlarda veya kısa mesafeli iş-seyahatlerinde tercih ediliyor. Mobil uygulamalar üzerinden hizmet alınıyor. Fakat hizmet alındıktan sonraki süreç; sıkıntılı. Çünkü mobil uygulamadan alınan ürün-hizmet bitimi ile scooter, 'pat diye bir kaldırım kenarına ya da kaldırım üzerine veya araç park alanlarına' bırakılıyor. Yani, bütün kaldırımlar ya da park yerleri; 'elektrikli scooterlara tahsis edilmişçesine' rahat hareket ediliyor. Bu, tüketiciler için zor bir durumdur.
Tam bu noktada; gerek trafik ve gerekse belediye zabıta ekipleri (ve diğer ilgili kamu denetim birimleri), elektrikli scooter konusunu kesinlikle çok sıkı takibe almalı. Bir tüketicinin aldığı hizmet sonrası kaldırıma ya da rastgele yola bıraktığı scooter, diğer tüketicinin kaldırımda yürüyüşünü ya da yaya konforunu engelleyemez, engellememeli. Bunu sağlayacak olan da, kamu denetim otoriteleridir. Ayrıca, hizmet sunucuların da; burada zorunlu denetim sistemi kurmaları sağlanmalıdır. Bir kaç şirket 'yeni hizmet' diye sunup, bütün kaldırım ve ya da otoparkları rastgele kullanamaz, kullanmamalı ama, maalesef kullanıyor.
Evlerin otopark alanlarına, en çok da yaya kaldırımlarına rastgele bırakılan scooterlar; kaldırımlarda yürüyen yayalar için engel oluşturuyor. Bebek, yaşlı, arabalı bireylerin güvenliği için ciddi bir sorun; bu. Çünkü yayalar kaldırıma park edilen scooterlar nedeniyle; yola devam için, ya kaldırımdan inip tekrar kaldırıma çıkıyorlar, ya da kaldırıma bırakılan scooterı kenara çekmek zorunda kalıyorlar (Herkesin gücü de buna yetmeyebilir; küçük, büyük). Ya da kişi, başka bir araca izinsiz dokumak istemeyebilir. Niye, kaldırıma park edilsin bu araçlar.
Burada, önemli bir diğer konu başlığı da; hizmet verenler, scooterları rastgele meydanlara bıraktırıp, oturduğu yerden sadece para kazanma yolunu tercih etmemeli. Yaptıkları işi, verdikleri hizmeti başkalarına rahatsızlık vermeyecek şekilde ve yasalara uygun yapmalılar. Bu şirketler, hizmet verdiği araçlar için park alanı oluşturmalı ya da gezici ekiplerle, hizmetin bittiği noktalarda scooterların yaya-araç trafiğine engel olmalarına çözüm bulmalıdırlar. Net bir ifadeyle; hiç bir şekilde, tüketicilerin sağlığını-güvenliğini tehlikeye atmamalılar.
Bu tür yeni ürün ve hizmetler, 'teknolojideki gelişmelere paralel' hayatımızda daha çok yer almaya başladı. Daha da çok yer alacaklar. Ama ve mutlaka, bu yeni ürün ve hizmetler belirli bir disiplin ve kurallar çerçevesinde tüketiciye sunulmalılar.
Bu disiplin ve düzenin sağlanması için de, sihirli bir değnek gerekmez. Sadece, kuralların net belirlenip uygulanması yeterli (eetikett).






