KKTC’de asgari ücrete yapılan zam dikkat çekici bir biçimde önümüze geldi. Üstelik bunun yıl ortası zammı olduğunu da belirtmek lazım. Şimdi işi sadece hamaset olanlar, paranın bizden gittiğini vesaire söyleyip, israf ya da savurganlık nitelemeleri yapabilirler.
Öncelikle bunun tamamen yanlış bir bakış açısı olduğunun altını çizmem gerekiyor. Çünkü KKTC’nin özel bir durumu olduğunu ve Türkiye’nin çıkarları doğrultusunda garantörlüğü de içine alan çerçevelerde tartışmanın derin boyutları var. Ayrıca kaynağın nereden geldiği başka, halk arasında dağıtılırken hangi tercihlerin yapıldığı başka bir konudur.
Ayrıca bağımsızlığını desteklediğimiz bir yapının, stratejik özellikleri de göz ardı edemeyiz. Zira bu aynı zamanda izolasyonları da beraberinde getiren başka milli meseleleri kapsıyor. Yani KKTC halkı rahatlıkla birleşimi kabul edip, Doğu Akdeniz petrol havzasındaki payını da alarak, bugüne kadar verilen parayı iade edip işin içinden sıyrılabilir. O nedenle bu meseleyi birinin diğerine üstünlüğü değil, çıkar birlikteliği olarak okumak gerekir.
İşin ekopolitik boyutlarını uzun uzun tartışmak mümkün. Yıllar önce bu meseleyi dönemin Cumhurbaşkanı Talat’a sorduğumuzda petrol ve doğalgazın şehir efsanesi olduğu söylemişti. Öyle olmadığını biliyordum ve bence Talat da biliyordu. Bu nedenle oradaki siyasetçilerin de sadece bizimkiler kadar temiz olduğuna dair tespiti paylaşmak lazım.
Tekrar asgari ücret meselesine gelirsek… Son yapılan zamla birlikte 62 bin TL sınırına yaklaştı. 61 bin 677 TL… Bizde ise bu rakam 28 bin 75 TL. Hemen savunma mekanizması burada da devreye girecektir.
Denilecektir ki ‘orası daha pahalı’. Ne yazık ki bu da gerçek değil. Çünkü minik bir fiyat araştırması yaptığımızda ekmek, çay ve simit fiyatlarının hemen hemen birbirine yakın olduğu görülüyor.
Ev kiralarına baktığımızda ortalama kiralar KKTC’de 3 + 1 daire için 30 bin TL ortalamasında. Bizde kümes kadar evleri baz alarak İstanbul ortalamasının 43 bin TL olduğunu hatırlatırım.
Yine çalışanların içinde asgari ücret alanların oranı istatistiklere göre yüzde 7’nin biraz üzerinde. Bu haliyle Avrupa ortalamasının üstüne çıkmış gözüküyor. Ama Türkiye ile karşılaştırıldığında iki kişiden birinin asgari ücret aldığını hatırlatmak lazım. Denilebilir ki, ‘öyle değil, asgari ücretten gösteriliyor.’ Bu durumda da hesaplamalara baktığımızda Türkiye’deki ortalama ücretlerin 40 bin TL civarında olduğu rakamlara yansıyor.
Yani bizim ortalama ücretimiz, KKTC’deki yüzde 7’nin aldığı ücretin bile 20 bin TL altındaysa, artık hamaseti bırakıp, gerçekleri konuşmanın zamanı gelmiş demektir. Elinizdeki kaynak elbette doğru kullanılmalıdır. Fakat siz bunu kullanırken önceliğinizi insan da yapabilirsiniz, kumarbazlar da…
Ne yazık ki Türkiye’de vatandaş tercih edilen bir başlık değil ve bunun bedelini çok ağır ödüyor. Ez cümle kendi tercihlerimizi, başkasının durumuyla örtmeyi bırakıp, ekonominin içinde koymayı unuttuğumuz insanı hatırlayalım.






