Çay, Türk insanının vazgeçilmez içeceği. Genç yaşlı, herkes çay içiyor. Karadeniz Bölgesi’nde yetiştiriliyor ve üretiliyor (Yaklaşık 250 bin alile tarafından). Fakat, dünya da değişiyor. Yeni nesil (gençlik) var; dünyanın bütün yeniliklerini tanıyarak ve tadarak büyüyen bir gençlik. Bunun nedenle; mevcut üreticilerin, pazarların, tüketim sektörünün bu gençliği ‘mutlaka ve mutlaka izlemesi’’ ve dikkate alması gerekiyor; çay sektörü de buna dahil.
GENÇ NESİL NE İÇİYOR?
Tam bu noktada kahve tüketim sektörü markalarından Philips (Versuni), ‘’Tüketicilerin Kahve Tüketim Alışkanlıkları'' başlıklı yeni ve ilginç bir araştırma yayınladı. Araştırma özetle, ‘tüketicilerin kahve tüketimi ve niye tükettikleri’ konusu ele alınıyor. Araştırmada ilginç ve öne çıkan iki tespit var: Bu tespitlerin ilki ‘’Bir zamanlar “çay ülkesi olarak anılan Türkiye’de kahve tüketimi artıyor’’. Ve ikinci tespit ‘’Genç nesilde çay kültüründen hızla kahveye bir geçiş var’’. Burada, ‘’kahve sektörünün gelişiyor olması, tüketiminin artması’ önemlidir. Çünkü, bir sektörün gelişmesi; üretim demek, istihdam demek, vergi demek, refah demektir’. Buna, kimse de karşı olamaz. Dikkat edilmesi gereken ise, ‘’bir sektör gelişirken diğer bir sektörün gerilemesi ya da yok olma riskidir’’. Çay sektörü içinde tam bu risk söz konusu. Bunun farkında olmak gerekir.
NASIL MI?
Araştırmada yer aldığı gibi, gençler çaydan kahveye yöneliyor. Kahve sektörünün başarısı bu; kaliteli üretim, ürün çeşitliliği, gençlerin tüketim alışkanlıklarına odaklanma vb. önemli etkenler; bunda. Peki, çay sektörü aynı ayrıntıları gördü mü ya da yakalayabildi mi? Çay sektörü; tüketimi yoğun olan ve tüketici alışkanlıkları değişen genç nüfusu dikkate alarak kendini yenileyebildi mi, yenileyebiliyor mu?. Çay sektörü; yeni ürünler geliştirip gençlerin tüketim ihtiyaçlarına cevap verebiliyor mu veya verebildi mi? Bu sorulara evet diyebilmek çok zor?. Bu ise, çay sektörünün geleceği adına ‘hem çay çiftçilerinin ve hem de çay üreticilerinin ivedilikle düşünmesi gereken’ çok önemli bir konu başlığı.
İHTİYAÇLARIN KARŞILANMASI
Bu Ar-GE (Araştırma Geliştirme) gerektirir, yeni yatırımlar gerektirir, geniş pazar araştırmaları gerektirir, ciddi maddi kaynak ve uzman araştırmacı gerektirir. Bunun içinde; öncelikle sektörün ve pazarın lideri olan kamu kuruluşu ÇAYKUR (Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü), konuyu gündeme almalı ve ivedilikle çözüm odaklı çalışmalara başlamalı. Tabii, özel sektörde bu çalışmalara; maddi-manevi katkı sağlamalı.
Evet, çay; hem çay üreticileri için önemli bir gelir kaynağı ve hem de Türk insanın en fazla tükettiği bir içecek türü. Ve en önemlisi de yerli bir tarım ürünü. Geç kalmadan, pazarı kayıp etmeden ve en önemlisi sektörün geleceği için Philips’in araştırması dikkatlice incelenmeli. Araştırmada yer alan ‘genç nesilde çay kültüründen hızla kahveye bir geçiş’ tespiti, çayın geleceği için start kabul edilmelidir.
TÜRK ÇAYININ AVANTAJI
Burada önemli bir avantaj 'çay sektörü için'; dünyada zirai ilaçlama yapılmadan üretilen tek ürün (Türk çayı). Bu iyi kullanılarak, çayın sağlığa ve Türk ekonomisine katkısı öne çıkarılarak, sektörün yeniden yapılanma sürece başlatılmalı ve çok hızlı hareket edilmelidir.
Başaranlar, geleceği önceden görenler ve gereğini yapanlardır. Bu; kişiler içinde, kurumlar içinde böyledir.






