Zaten geçim derdine düşmüş insanların şu an bir numaralı gündemini okulların açılması oluşturuyor. Ülkede ekonomi yönetimi çocuk sayısı derdine düşmüş, kadın istihdamını bile kreş yapmak yerine yarı zamanlı zemininde çok çocuk üzerine kurgulamış bir bakış açısının ise yaşananlardan haberi yok.
Özel okulların ya da kreşlerin bazıları geçen hafta açıldı ama asıl 8 Eylül Pazartesi milyonlarca öğrencinin yollara düştüğü gün olacak. Son bir aydır çocuğu olanlar, ‘nasıl çıkacağız bu işin içinden’ sorusunun yanıtını arıyor.
En kısa mesafe servis ücretinin bile 4 bin 800 TL olduğu ama maaşların açlık sınırında ya da altında kaldığı bir memlekette, durumu umursamayan, halen ekonomide başarı (!) söylemi geliştiren, düşen enflasyon artış hızından bahseden bir yaklaşım evlerde yangının farkında bile değil.
Eylül ayıyla birlikte iki noktanın ön plana çıktığı göreceğiz. Bunlardan birinci kayıt dışı ve merdiven altı üretimleri destekleyip, kayıtıl firmalara haksız rekabet yaratacak bir fotoğrafı hep birlikte yaşayacağız. Sonrasında hayatımıza sokacağı sağlık harcamalarındaki artışın da haberini şimdiden verebilirim.
Ama ekonomi yönetimi bu durumu fark edip, düzeltmek yerine, kayıtlı olarak çalışan ve sağlıklı ürün sattığını yüzde 99 oranında kanıtlamış, mesela kırtasiyelerin peşine düşmüş vaziyette. O kadar sahadan ve gerçeklerden uzaklar ki…
Bir diğer çıktı ise, kredi kartı harcamalarındaki muhtemel patlama olacaktır. Çünkü cebinde parası olmayan insanlar, okuldan istenenleri önünde gördüğünde, çocuğuna ‘hayır’ diyemeyeceği için buraya yüklenecekler.
Kredi kartı olmayanlar da sergi tezgahlarından ya da üç harfli marketlerden ihtiyaç gidermenin yollarını arayacaklar. Bunu da ne zaman söylesem ‘okul kitapları bedava’ diyen aklı evvellerin bu savunması gündeme geliyor.
Hiç kimsenin o yetersiz okul kitaplarına bakmadığının farkında bile değiller. Devlet ya da özel tüm okullarda yardımcı kitap adı altında başka kitaplar alınıyor ve eğitim oradan yürütülmeye çalışılıyor.
Zaten diğer tercih de, eğitimde nitelik problemini beraberinde getiriyor ve sınav delisi olmuş, ama sınav yapmayı beceremeyen ülkede çocukları önümüzdeki yıllarda daha büyük açmazların kulvarına sokuyorlar.
Okullar açılıyor. Burada ilk gün trafik olmasın diye iki saat geç açmak, nasıl trafik sorununu çözmüyorsa, hamaset ya da ‘çocuklar bizim geleceğimiz’ gibi kuru laflar da problemi ortadan kaldırmıyor. Okullar açılırken, asıl zil velileri cebinde çalışıyor. Alarm zilleri…






