Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Londra’dan enflasyon maceramızı anlatmış. Söylediğine göre 2026’da tek haneli enflasyonu göreceğiz. Bu konuda ısrarlı ama bazı şeyleri göz ardı ediyor.
Mesela Şimşek’in bu sözleri sarf ederken, enflasyon hesabını neye göre yaptığı tam bir bilmece. Öncelikle kimsenin inanmadığı TÜİK enflasyonunu baz alıp, ülkedeki enflasyonun baz etkisiyle düşeceğini söyledi.
Bunun ötesinde yüzde 36 gibi neden kaynaklandığı belli olmayan bir hedef koydu. Millet ikna olmuş olmalı ki, hedef tutmasa da yüzde 42’lerde yılın kapatılabileceği tartışılıyor. Nasıl da garip bir durum değil mi?
Ülkede üç haneli enflasyon yaşayan ama üçte biri kadar bile maaş zammı almayan insanlardan, 3 trilyon TL, yani bütçenin dörtte biri kadar dolaylı vergi tahsil etmeyi planlıyorsunuz, ama onların inanmadığı enflasyonu bile düşecek diye anlatıyorsunuz.
Öncelikle ortada düşecek bir enflasyon yok. Mesele öyle bir anlatılıyor ki, sanki baz etkisiyle bile olsa enflasyon yüzde 40’a gerilese zenginleşecekmişiz gibi davranılıyor. Aksine rakam doğru bile olsa, bugüne kadar yaşadığınız ve telafi edilmeyen yıpranmanın üzerine yaşanacak yüzde 40’tan bahsediliyor.
Yani enflasyondaki gerileme bir zenginleşme değil, yediğiniz dayağın azalması ama sonunda dayak yemeye devam edeceğiniz gerçeğin gün gibi ortada olması anlamına geliyor. Yani düşmesi planlanan şey sadece enflasyonun artış hızı. Bizlerin fakirleşme gerçeği değil. Velhasıl ortada bir zenginleşme söz konusu olmadığı gibi, satın alma gücünde iyileşme de yaşanmayacak.
Yetmiyor, yeni vergi paketleri Meclis’te tartışılıyor. Siz bunun söylenenlerle sınırlı kalacağını mı düşünüyorsunuz? Yani bu vergi artışlarının fiyatlara yansımayacağına mı inanıyorsunuz? Kimse muhatabı, maliyete yansıtacak ve sonuçta yine olan satın alma gücünü tamamen yitirmiş vatandaşa olacak.
Ayrıca arada iğneden ipliğe sürekli gelen zamlar da cabası. Mehmet Şimşek’in aklında nasıl olduğu belli olmayan bir enflasyon hesaplaması var. Mesela köprü ve otoyollara yüzde 75’lere varan oranda zam yapılıyor, ama bunun enflasyona olumsuz yansımayacağı düşünülüyor.
Sanırım Bakan Şimşek bize haber vermeden ışınlanmayı bulmuş olmalı. Çünkü gıdadan mobilyaya aklınıza gelen tüm ürünler bu yollardan geldiği gibi, maliyetin içinde hatırı sayılır bir oranı olduğu da biliniyor.
Yeni vergiler yok deyip, KDV ve ÖTV oranlarını arttıran, sonra da bunun vergi artışı olmadığını söyleyen, ardından da yeni vergi artışı söz konusu olmayacak yönünde açıklamalar yapan, ama bugün Meclis’te zam yağmuru hazırlanan bir vergi paketi var.
Yetmiyor, vize alamayan bir ülkenin yurttaşları olarak, alabilenlerin de 150 TL’lik harç pula 3 bin TL ödemesini öngören bir yaklaşım içinde. Garip bulacaksınız ama bunlar da enflasyona etki etmiyor.
Enflasyonun bir tek nedeni var. O da sizin gıda alıp, işe ya da okula gidip gelmeniz, kira ödemeniz, bir de haddinizi aşıp maaşlara artış yönünde baskı yapmanız. Bu ülkenin vatandaşları olmasa, inanın Şimşek enflasyonu gerçekten düşürecek.






