Türkiye’nin en büyük bilmecesi yapılan sosyal yardımlar... Bu konu seçimleri de etkiliyor; Türkiye’de vatandaşın ekonomik durumunun deşifresini de yapıyor; üretime de etki ediyor; aile içi sömürünün boyutunu da arttırıyor.
Böylesine geniş bir etki alanı olmasına rağmen ‘sosyal yardım alanlar’ diye başlık açıp, gerisi konuşulmuyor. TÜİK tarafından sosyal yardımlarla ilgili son istatistik 2016 verilerine göre, 2017 yılının sonunda açıklandı.
Buna göre sosyal yardımların yüzde 67,8’i nakit olarak ödeniyor. Bu kadar büyük bir ‘zenginleştik’ söylemi içerisinde artan sosyal yardım maliyetimizin sırrı ne? Hem de nüfusun yarısı gençken... 2002 yılında bütçeden sosyal yardımlar için ayrılan pay sadece 1,6 milyar TL... 2018’de ise rakamın 50 milyar TL’ye çıktığı gözleniyor.
Aile sayısıyla ortalama kişi sayısını çarptığınızda ise Genel-İş Sendikası’nın hazırladığı rapora göre 12 milyon kişinin sosyal yardımla yaşadığı ortaya çıkıyor. Nitekim verilen bir soru önergesinde de Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı 2017 yılında bu 10 milyon 610 bin kişiden fazla olduğunu resmen kabul ediyor.
Sabah Gazetesi’nin 29 Aralık 2017 tarihli haberine göre son 15 yılda sosyal yardımlar 28 kat arttı. Sosyal harcamaların milli gelire oranı binde 39’dan yüzde 3’e yükseldi. CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin’in iddiası ise yine resmi rakamlardan yola çıkarak daha acı bir tabloyu ortaya koyuyor. Tekin, yoksulluk envanterine kayıtlı kişilerden yola çıkıldığında
nüfusun yüzde 39,5’inin, yani her 10 kişisinden 4’ünün yoksul olduğunu belirtiyor.
TÜİK’in son yoksulluk araştırmasına göre oran ise nüfusun yüzde 28,7’si... Tabi aynı araştırmanın taksit veya borç sahibi olan kişilerinin de nüfusun yüzde 69,2’si olduğunu ve potansiyel bir yoksulluk birikiminin de ufukta gözüktüğünü belirtelim.
Peki tüm bu fotoğrafta iktidarın yoksulluk sınırı ne? Açlık sınırının 400 TL altındaki asgari ücretin üçte biri... Yani 676,5 TL. Şayet elinize ayda 677 TL geçiyorsa, iktidar sizi yoksunluk sınırının üzerinde görüyor ve üstüne bir de genel sağlık sigortası (GSS) primi istiyor. Bununla ilgili gelir testi yaptırmak adına da son tarih 30 Kasım 2018...
Ülkede esnafın başındaki isim TESK Başkanı Bendevi Palandöken de ortadaki bu çelişkiyi dile getirmek yerine, herkese 30 Kasım’ın son başvuru tarihi olduğunu hatırlatarak, kendisine nasıl yabancılaştığını ortaya koyuyor.
Peki işsiz bile olsanız, GSS primi ödemeniz gereken 677 TL ile ne yapabilirsiniz? Her gün iş aramaya metrobüs ile gitmeye kalksanız gidiş geliş 10 TL. Çünkü metrobüse tek vasıta ulaşamıyorsunuz. 20 gün iş görüşmesi için seyahat etseniz 200 TL’si gitti.
Eve ekmek almaya kalksanız günde 2 ekmekten 900 TL. Para yetmiyor; bu nedenle her gün bir ekmek alın. Bu durumda da 450 TL bulmanız gerekir. Geriye kalan 27 TL ile de elektrik mi ödersiniz, su mu kullanırsınız bilemeyeceğim.
Şimdi birkaç soru var ortada: Bu parayla geçinilmediğine göre bu insanlar sosyal yardım alıyor mu? Sosyal yardım alıyorsa; neden asgari geçim oranı 676,5 TL? Türkiye’de kimler sosyal yardım alıyor?
Ben kimseyi rencide etmeden Meclis’te kapalı bir oturumla tam listenin muhalefetle paylaşılmasını talep ediyorum. Bakalım kimmiş bu yoksullar?
677 TL’yi geçinebilir olarak nitelendiriyorsanız, ortada ya yanlış adreslendirilen sosyal yardımlar var; ya da ‘refah’ palavrası gölgesinde ülke açlıktan kırılıyor. Hangisi doğru?
[email protected]






